Bölümün Amacı: Bu bölüm, Hazar Kağanlığı'nın Orta Çağ Avrasya'sındaki stratejik önemini, jeopolitik konumunu ve "Pax Khazarica" (Hazar Barışı) kavramını tanıtarak araştırmanın temel bağlamını oluşturmaktadır.
Hazar Kağanlığı (yaklaşık 650 - 965), Batı Göktürk İmparatorluğu'nun çöküşünün ardından Doğu Avrupa stepleri, Kuzey Kafkasya ve İdil (Volga) boylarında yükselen en kudretli Türk-Bozkır devletidir. Tarihsel önemi üç temel sütuna dayanır:
Peter Golden ve Ahmet Taşağıl gibi modern Türk tarihçilerine göre Hazarlar, göçebe bozkır kültüründen yerleşik ticaret imparatorluğuna geçişin en mükemmel örneğidir.
Bölümün Amacı: Hazarların kendilerine ait yazılı eserler bırakmamış olmaları, tarih yazımını komşu ve genellikle rakip medeniyetlerin kayıtlarına mahkum etmiştir. Bu bölüm, farklı kaynak geleneklerinin önyargılarını ve çelişkilerini interaktif olarak analiz eder.
Başlıca Kaynaklar: İbn Hurdazbih, İstahri, Mesudi, İbn Fadlan, Belazuri.
Özellik ve Önyargılar: En kapsamlı veriler bu gruptadır. Erken dönem Arap kaynakları (Belazuri, Taberi) Emevi-Hazar savaşlarına odaklanır ve Hazarları "Yecüc ve Mecüc" benzeri kafir düşmanlar olarak betimler. Geç dönem coğrafyacıları (İstahri, İbn Fadlan) ise ticari ilişkilere, başkent İtil'deki çok dinli hayata ve yargı sistemine odaklanan daha objektif ve detaylı etnografik bilgiler sunar.
Güvenilirlik: Ekonomik ve idari yapı için yüksek, Hazar iç siyaseti için orta.
Bölümün Amacı: "Hazar" kelimesinin etimolojisini ve bu siyasi birliğin hangi Türk ve bozkır unsurlarından (Göktürk, Sabar, Oğur) sentezlendiğini akademik teoriler ışığında incelemek.
Peter Golden ve M.İ. Artamonov'un savunduğu temel görüştür. Buna göre Hazar Kağanlığı, Batı Göktürk Kağanlığı'nın (Aşina soyu) doğrudan varisidir. Batı Göktürkler yıkıldıktan sonra, bölgedeki Göktürk soyluları (Tudunlar, Şadlar) Oğur boylarını organize ederek yeni devleti kurmuştur. "Çifte Hükümdarlık" sisteminin varlığı bu Göktürk devamlılığının en büyük ispatıdır.
Zeki Velidi Togan ve Şerif Baştav'a göre Hazar konfederasyonunun halk tabanını ve demografik omurgasını Kafkasya'daki eski Sabar (Sabir) Türkleri ile batıya göç eden Oğur/Bulgar boyları oluşturmuştur. Arap kaynaklarında "Belencerliler" ve "Semenderliler" olarak geçenler muhtemelen Sabar bakiyeleridir.
D.M. Dunlop ve bazı eski Çin kaynakları (T'ang-shu) temel alınarak, Hazarların Uygurların (Ko-sa boyu) batıya göçmüş bir kolu olabileceği öne sürülmüştür. Ancak modern dilbilim ve tarihsel coğrafya verileri bu tezi zayıflatmıştır.
Modern tarihçilik (Taşağıl, Golden) Hazarları tek bir boya indirgemez. Hazarlar; yönetici eliti Göktürk (Aşina) geleneğinden gelen, askeri omurgasını Sabar ve Alanların oluşturduğu, halk tabanında ise Oğur-Bulgar, Macar (Magyar) ve Slav gruplarının bulunduğu "Poli-etnik (çok soylu) bir Bozkır Konfederasyonu"dur.
Hazarcadan günümüze sadece birkaç kelime ve unvan kalmıştır. Peter Golden'a göre Hazar idareci eliti standart Şaz Türkçesi (Göktürkçe) konuşurken, halk tabanı Lir Türkçesi (Oğur/Çuvaşça) konuşmaktaydı. İstahri'nin "Hazar dili ne Türkçeye ne Farsçaya benzer" kaydı, Hazarcanın bir Oğur diyalekti olduğunu destekler niteliktedir.
Bölümün Amacı: Hazar Devleti'nin 300 yılı aşan tarihini, kuruluş, zirve ve çöküş aşamalarıyla interaktif bir zaman çizelgesi üzerinden incelemek.
Bölümün Amacı: İslam'ın Kafkaslar üzerinden Doğu Avrupa'ya yayılmasını durduran yüzyıllık mücadeleyi askeri ve stratejik açıdan analiz etmek.
Halife Hz. Ömer dönemiyle başlayan ve Emeviler döneminde zirveye ulaşan Arap-Hazar savaşları, dünya tarihi açısından kritik bir eşiktir. Kafkas dağlarındaki Dar geçitleri (Derbent ve Daryal) iki dev güç arasında cephe hattı olmuştur.
Grafik 1: Başlıca Arap-Hazar savaşlarının yoğunluğu ve dönemsel dağılımı (Temsili Veri)
Bölümün Amacı: Göktürk geleneğinin evrimleşmiş bir versiyonu olan, otoritenin kutsal Kağan ile icracı Bek arasında bölüştürüldüğü özgün siyasi yapıyı incelemek.
Göktürk Aşina soyundan geldiğine inanılır. Göğün (Tengri/Tanrı) yeryüzündeki temsilcisidir. Kut inancının en uç örneğidir.
Devletin fiili (de facto) yöneticisi, başkomutan ve başbakandır. İbn Fadlan onu "Hakan Beh" olarak adlandırır.
Mesudi'nin aktardığına göre başkent İtil'de devlet; 2 Müslüman, 2 Yahudi, 2 Hristiyan ve 1 Şamanist (Pagan/Tengrist) olmak üzere 7 kişilik bir yüksek mahkeme kurmuştur. Bu durum, Hazarların ticari bir imparatorluk olarak farklı inanç gruplarını adil bir hukuk şemsiyesinde birleştirerek Pax Khazarica'yı nasıl sağladığının en güçlü kanıtıdır.
Bölümün Amacı: Türk tarihinde eşsiz bir olay olan Hazar yöneticilerinin Yahudiliği kabul etmesinin siyasi sebeplerini, kapsamını ve modern manipülasyonları eleştirel bir dille analiz etmek.
Hazar kağanı Bulan (yaklaşık 740 veya 860'larda) İbrahimi dinleri incelemiş ve Museviliği seçmiştir. Omeljan Pritsak ve Peter Golden gibi tarihçilere göre bu karar tamamen jeopolitiktir.
Modern Tarihçiliğin Sentezi: Din değiştirme, devleti iki emperyal dinin baskısından koruyan bir bağımsızlık deklarasyonudur.
Grafik 2: 9. Yüzyıl Hazar Başkentinde Dini Demografi (Mesudi ve İstahri'nin verilerine dayanan akademik tahmindir. Halkın çoğu Müslüman ve Tengrist iken elitler Yahudidir.)
Arthur Koestler'in "On Üçüncü Kabile" adlı eseri, modern Doğu Avrupa (Aşkenaz) Yahudilerinin etnik kökeninin Samilere değil, Türk Hazarlara dayandığını iddia ederek büyük tartışma yaratmıştır.
Bu teoriyi, Yahudilerin İsrail üzerinde tarihi hakları olmadığını iddia etmek için veya tam tersine Türkleri dünya komplolarının bir parçası göstermek için manipüle edenler olmuştur.
Modern DNA çalışmaları (Eran Elhaik vs. Behar) tartışmalı olmakla birlikte, genel akademik konsensüs: Hazarların Museviliği elit tabakada kalmıştır. Aşkenaz Yahudilerinin gen havuzunda Kafkas/Hazar etkisi olabilir ancak "Tüm Aşkenazlar Hazardır" iddiası tarihsel ve genetik verilerle desteklenmeyen bir abartıdır.
Bölümün Amacı: Bozkır devletleri arasında üretimden ziyade gümrük ve geçiş vergilerine (transit trade) dayalı benzersiz "Hazar Ekonomik Modeli"ni incelemek.
Hazarlar kendileri çok az mal üretirdi (balık tutkalı ve biraz tarım ürünleri). Zenginliklerinin sırrı kıtalararası ticareti kontrol etmeleriydi:
Kışlık Başkent
İdil nehrinin deltasında kurulu, nehrin ikiye böldüğü ticaret metropolü. Batı yakasında Kağan, doğu yakasında tüccarlar yaşardı.
Eski Başkent / Tarım Merkezi
Kafkasya kıyılarında, bağları, bahçeleri ve şarap üretimi ile meşhur zengin bir şehirdi. Araplar tarafından tahrip edildi.
Askeri - Ticari Garnizon
Don nehri üzerinde Bizans mühendislerine tuğladan yaptırılan efsanevi kale. Macar ve Rus akınlarına karşı inşa edildi.
Bölümün Amacı: Çok etnikli yapıyı bir arada tutan devlet aklını ve profesyonel/paralı asker sisteminin bozkır geleneğindeki yerini tartışmak.
Klasik Türk devletlerindeki (ör: Mete'nin ordusu) "ordu-millet" anlayışı Hazarlarda değişmiştir.
Bölümün Amacı: Kağanlığın zayıflama dinamiklerini, Kiev Rus devletinin doğuşundaki Hazar rolünü ve Türk/Dünya tarihindeki eşsiz konumunu sentezlemek.
İlk Rus devleti, Hazar siyasi modelini kopyalayarak kurulmuştur. Erken dönem Rus liderleri (örneğin Vladimir) kendilerine "Knez" değil, "Hakan / Kagan" unvanı vermişlerdir. Hazarlar, dağınık Slav kabilelerini ticaret sistemi içine alarak onların şehirleşmesine (Kiev) önayak olmuştur. Paradoksal olarak, kendi yarattıkları bu güç sonlarını getirmiştir.
965 yılında Kiev Knezi I. Svyatoslav İtil ve Sarkel'i yıkarak devlete ölümcül darbeyi vurmuştur. Ancak çöküş tek bir nedene bağlanamaz:
Asya'dan Avrupa'ya uzanan coğrafyada; tamamen yağmaya veya asimilasyona dayalı olmayan, şehirleşme, çok hukukluluk ve ticaret kapitalizmi üzerine kurulu kurumsal bir "Pax (Barış)" sistemi inşa eden ilk Türk devletidir. Selçuklu ve Osmanlı "Millet" sisteminin çok erken bir prototipidir.
Orta Çağ gibi mutaassıp bir devirde, devlet aklının dini bağnazlığın önüne geçmesinin sembolüdür. Elitler Yahudi, ordu Müslüman, halk Pagan ve Hristiyan iken bu kitleler başkentte bir arada sorunsuz yaşayabilmiştir.
Sovyet döneminde (Stalin sonrası) "Rus kültürünün bağımsızlığı" propagandası nedeniyle Hazarların Rus oluşumundaki etkisi sansürlenmiştir (Rybakov okulu). Artamonov gibi tarihçiler Hazar tarihi çalıştıkları için baskı görmüştür. Modern Rus bilim insanları (Novoseltsev vb.) ise Hazarların medeniyet kurucu rolünü iade etmektedir.